Kelimelerimiz
YÖRESEL KELİMELERİMİZ SÖZLÜĞÜ
Bu sayfayı hazırlamaktaki amacımız; unutulmaya yüz tutmuş bazı yöresel kelimelerimizi, gün ışığına çıkararak gelecek kuşaklara aktarmaktır. Aşağıdaki yöresel kelimelerimiz sözlüğü; tarafımızca yazılan ve ziyaretçilerimizce eklenen kelimelerin birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Ziyaretçilerimizin ekleyeceği kelimeleri aşağıdaki listeye yazabilmemiz için kelimenin yöresel olması gerekmektedir.
Eklemek istediğiniz yeni kelimeleri ve varsa anlamı yanlış yazılmış kelimeleri lütfen bu sayfanın alt tarafında bulunan ""Yorum Yaz"" bölümünden sitemize bildiriniz.
Kersen Köyü yöresinin en zengin "Yöresel Kelimeler Sözlüğü"nün internet ortamında oluşmasında katkısı olan tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyoruz.
OCAK AYI;ZEMHERİ, ŞUBAT TA;GÜCÜK
SONBAHAR;GÜZ, AZICIK TA;ECCÜK
GEÇEN YIL;BILDIR, İRİ KIYIM;HÖDÜK
HAVUÇ TA; PURÇİKLİDİR BİZDE
PALTO ; SAKODUR, KABAN İSE;GOCİK
ŞAL;ATGUDUR, BERE İSE;GOBBİK
HAVLU;PEŞKİRDİR, AYAKKABI ;KALİK
KAVRULMUŞ TA;GICIRİKTİR BİZDE
SIKI İSE;KİP, YAMUK İSE;HAŞTİK
PARAMPARÇA;HICIRIM, ŞAŞI İSE ;ŞAŞTİK
ÇOK GEVŞEK;PİRPİRİM, KISA DA;BODİK
ÇOK SAĞLAM DA;MÖKKEMDİR BİZDE
DELİKANLI;YİĞİT, KAMBUR DA;GUZZİK
KEL OLAN;DIBIZ, EĞRİ DE;GIGIRİK
UFAK TEFEK;HIMBIL, ÖKSÜRÜK;HIRHIRİK
ALKIŞLAMAK TA;CIPPİKTİR BİZDE
HALA ÇOÇUĞU;HALEZ, HALA İSE;BİBİ
TEYZE İSE;EZE, AMCA DA;EMİ
BÜYÜKANNE;NENE, EŞ HANIMI;ELTİ
ÇOK SEVMEK TE;CİNDİLLİ BİZDE
KAVRULMUŞ BUĞDAY;GAVURGA, YOKLUK İSE;GITLIK
ERİK KURUSU;BASMACA, EKMEK KIRINTISI;AŞLIK
AYRAN İSE;ÇALKAMA, PESTİL DE;BASTIK
BEYAZ TOPRAKTAN BADANA;ÇIRPIKTIR BİZDE
İP YUMAĞI;KELEP, YATAK İSE;DÖŞEK
DAVAR TACİRİ;CELEP, DAVAR DA;ŞİŞEK
BALYOZUN ADI;ZOMP, TOPRAK KÜTLESİ;KESSEK
TARLA SINIRI DA;TUMPTUR BİZDE
YÜKSEK YER;SEKÜ, BAHÇE KAPISI;CAĞMAR
DÜZ ARAZİ;YAZU, BÜYÜK ÇİVİ;MISMAR
PATİKA YOL;CILGA, BÜYÜK BEZ;DASTAR
MALLARIN YEM YERİ;MÜSÜRDÜR BİZDE
HIZLI İSE;YEĞİN, KOŞMAK TA ;ÇAPMAK
YABA İSE;DİRGEN, YAVRULAMAK TA;GUZLAMAK
DAĞ GEÇİDİ;GABAN, KORUMAK TA;GOLLAMAK
YAYIK İSE;TULUKTUR BİZDE
SAÇAĞIN ADI;SİVİNK, SOBA BACASI;PIHIRİK
BULGUR DEĞİRMENİ;DİNK, ÇAN İSE;CINGIRİK
DEĞNEĞİN ADI;KIRZA, KIRIK İSE;KIRİK
EKMEK PİŞİRME ALETİ;RAPATA BİZDE
ÇEKİÇ;KAKUÇTUR, EKŞİMEMİŞ HAMUR;PAĞAÇ
DAMAT YARENİ;SAĞDUÇTUR, YAVRULU DA;GUZLAÇ
ARDIÇ AĞACI;ARDUÇTUR, KOVA İSE;PAKRAÇ
YUFKA KÜREĞİ DE;AHTEREÇ BİZDE
BANYO YERİ;ÇAĞ, BANYO YAPMAK İSE;ÇİMMEK
ŞİŞİN ADI;CAĞ, ELBİSE TAMİRİ İSE;ÇİTEMEK
EV YIKINTISI;PEĞ, SAKLANMAK TA;SİNMEK
HAYVAN BOYUNDURUĞU;MANGURDUR BİZDE
MUTFAK ;ÖRTMEDİR, OT DAMI;MEREK
TANE;DENEDİR, KİLİT İSE;FİRENK
YİNE;GENEDİR, RAF İSE;TEREK
TOPRAKTAN CILA DA;MÖRHEDİR BİZDE
BÜYÜK TAS;ÜSKÜRE, ÇAPA YAPMAK;MEĞİL
SU KABI ;DEPPE, KÜÇÜK KOVA DA ;SİTİL
BÜYÜK SATIR;DERHE, YORGAN DA;MİTİL
TAVAN İSE;ARUSTAHTIR BİZDE
KALIN İĞNE;BİZDİR, TEPSİ DE;SİNİ
BÜYÜK LEĞEN;TEŞTTİR, TABURE ;İSKEMBİ
BACA SİLİNDİRİ;LOĞDUR, AT ARKASI;TERKİ
MERDİVEN MUHAFAZASI DA;ZERZEMBİ BİZDE
BÜTÜN;TÖVÜDÜR, AZICIK TA;PIRTİK
SEDİR;MAKATTIR, KUYRUK İSE;POÇÇİK
ÇEKİRDEK;ÇİĞİTTİR, BOYNUZSUZ ;KOLİK
ZEHİR İSE;AĞUDUR BİZDE
YIKAMAK;YUMAKTIR, SABAN TARAĞI;CEMEK
AYRAN;AĞARTIDIR, ACIMAK TA;İTİLENMEK
KOŞMAK;ÇAPMAKTIR, DİĞER ADI ;SEĞİRTMEK
ETEK TOPLAMAK TA;ÇEMİRLENMEKTİR BİZDE
SIĞ YER;YUHA, EN UÇ İSE;CİNKOLİK
GRUP İSE;BARHANA, SU GÜVECİ;GICİK
BÜYÜK ÇEKİÇ;MADIRGA, TAHIL ÖLÇEĞİ;ÇİNİK
TAHTEREVALLİ DE;ALAZINGALA BİZDE
KÜMES GİRİŞİ;PİN, UYUKLAMAK;DAPINMAK
HAYVAN GÜBRESİ;AHBUN, YUVARLAMAK;GILDIRLAMAK
DERİ İSE;GÖN, YIKANMAK TA;YUNMAK
ELBİSELER DE;ESVAPTIR BİZDE
MAKARNA;ERİŞTEDİR, YUVARLAK TA;GILDIRİK
KISA YOL;KESEDİR, BURUŞUK TA;VIRIŞİK
İLK SÜT;AĞUZDUR, TAHIL ÖLÇEĞİ;GODİK
SİYAH ARI DA;DOZ DOZ DUR BİZDE
PEKSİMET;GILİK, LEBLEBİ DE;KITTI
BOĞAZ İSE;HIRTLİK, YAYIK TA;HINISI
KOYUN PİSLİĞİ; GILDİK, İNSANIN Kİ ;FIŞKI
BOSTAN ARTIĞI DA;ŞIRVANTTIR BİZDE
LAFLAMAK;HORATA, KAYNAMAK TA;FIKKILAMAK
KÖTÜ OLAN;SOYHA, KARŞILIK VERMEK;DIRLAMAK
DEDİKODUCU;PESA, VURMAK TA;YAPUŞTURMAK
SEBZE İSE;ZARZAVATTIR BİZDE
SALYANGOZ;KETTOŞ, BASAMAK TA;BADAL
SU KABI;TERPOŞ, MASSA ÇİVİSİ;MODUL
EĞRİ DEMİR;EĞİŞ, ÇALI SÜPÜRGE;SAKAĞUL
KURUTULMUŞ ÇÖKELİK TE ;KEŞTİR BİZDE
İŞKEMBE;MİMBARDIR, CEVİZ KABUĞU;PİR
UÇURUM;YARDIR, MEZAR İSE;GOR
GÜÇ-KUVVET;FERDİR, HASTALIK TA;ÇOR
HER AN DA;HERGİSTİR BİZDE
BÜYÜK KUZU;TOKLU, BÜYÜK CİVCİV;FERİK
BÜYÜK OĞLAK;KORUT, KÜÇÜK İSE;GIDİK
MANDA İSE;CAMIŞ, BÜYÜK DANA;MOZİK
SU YALAĞI DA;KURUNDUR BİZDE
CİVCİVİN ADI;CÜCÜK, BÜYÜK DANA DA;ÇEBİÇ
İT YAVRUSU;ENÜK, DUT KURUSU;ÇEMİÇ
HİNDİNİN ADI;CULLUK, CEVİZ DÖĞMESİ;DÖĞMEÇ
YAYIĞIN ADI DA;TULUKTUR BİZDE
KEDİNİN ADI;PISİK, PENÇESİ İSE;TATİK
SIPANIN ADI;KURİK, TEKMESİ İSE;FINCİK
DANANIN ADI;BIÇİK, BÖCEK İSE;BOCİK
İT YAVRUSU;KUTİKTİR BİZDE
KÜÇÜK ÇİVİ;MIH, KISA BOYLU;BODİK
HAYVAN PİSLİĞİ;KIH, SÜMÜK TE;HINDİK
OTUN ADI;ZIĞ, TOPAK TA;GULLİK
ÇÖPLERİN ADI DA;ZİBİLDİR BİZDE
Hazırlayan: RECEP ERTEM (15 06 2007)
Abrul Ayı : Nisan ayı.
Accuk : Azıcık.
Ahur : Ahır.
Ağulanmak : Zehirlenmek, beddua.
Alma: Elma.
Anca: Ancak.
Anşa: Ayşe.
Ağıl :Etrafı çalılarla veya çit örülerek çevrilmiş üzeri açık hayvan barınağı.
Ahbap: Dost, arkadaş.
Ağuz: İneğin doğumdan sonra birkaç gün devam eden ilk sütü.
Ahbun: Hayvan gübresi.
Al : Kırımızı.
Alaca: Kapı yerine kullanılan araları açık kapı.
Alemeşkere : Alenen, insanlar görecek-duyacak şekilde.
Alattirik : Elektrik.
Alma : Elma.
Arlanmak: Utanmak.
Anadut : Ot toplamaya yarayan ve üç daldan oluşan, dalların ikisinin altta birinin üstte olduğu ağaçtan yapılmış alet
Arustah : Tavan.
Asbab : Elbise.
Aşgana : Ahşap evlerin bacalarının üstünde şapka gibi konulan ve bir ip ile kurulmuş düzenek yardımıyla açılıp kapanabilen baca.
Aşluh : Kuru bakliyat, mutfak malzemesi, yemek.
Ataş : Ateş.
Avara : Boş gezen .
Ayak yolu: Tuvalet, WC.
Ayakçak : Merdiven.
Ayu : Ayı.
Azuh : Yiyecek.
Avrat : Kadın.
Bahca : Bahçe.
Bakraç: Kovanın ufak olanı.
Bekmez : Pekmez.
Bıldır : Geçen sene, geçen yıl.
Bıyıl: Bu yıl, bu sene.
Bibi : Büyük hala .
Bişi : Sacda yapılan ince lavaş gibi yağlı ekmek.
Bitike : Biraz, azıcık, ufak.
Bohça: İçine giysi konulan bez.
Boyna: Sürekli.
Boyunduruh: Hayvanları, araba yada sabana bağlamak için boynuna konan özel yapılmış düzenek.
Boz: Ekilmemiş tarla.
Böcük : Böcek.
Böğün: Bugün.
Börtüme: Haşlama, az pişirme.
Böyük : Büyük.
Bulaşuh : Bulaşık.
Buymak: Buymak.
Bürgün: Yarından sonraki gün.
Cağ : Örgü işlerinde kullanılan şiş.
Cahal: Cahil.
Camış: Bir büyükbaş hayvan türü, Manda.
Cedde : Cadde.
Cedelleşmek: Ağız dalaşı yapmak, çekişmek.
Ceyran: Elektrik.
Cıbban : Alkış.
Cıbıl : Çıplak.
Cıbıldah : Çıplak.
Cıcık: Yeni, güzel.
Cılga: Tek kişinin yürüyebildiği ve zaman içinde oluşan dar yol.
Cırcır : Fermuar.
Cılız : Zayıf
Cırgıt : Çekirge.
Cırnah : Tırnak.
Cıscıbıl : Çırılçıplak.
Cıvık : Şımarık.
Cimcük : Çimdik.
Cimcüklemek: Çimdik atmak.
Cingan: Çingene.
Coruh: Koşulmuş olan bir çift öküze, yardım amaçıyla bir çift öküzün koşulması.
Cücük Ayı : Şubat Ayı.
Cücük : Civciv Yavrusu.
Çalmak : Dövmek.
Çalu: Kurumuş dal parçaları, çalı.
Çangal : Fasülye sırığı.
Çapula : Eskiden giyilen bir tür ayakkabı.
Çaput: Bez parçası.
Çardak: Salon.
Çaruk:Tek parça deriden yapılmış, eskiden giyilen bir çeşit ayakkabı.
Çebiç: 1 yaşındaki keçi.
Çekim: Çamların üstündeki yeni uzamış kısım
Çekişmek: Sözlü kavga etmak.
Çemkürmek : Köpeğin havlaması veya büyüklere karşı saygısızca bağırarak karşılık vermek.
Çentik : Çizik.
Çeper : Bahçe etrafına tahtadan yapılmış çit.
Çerçi : Köy köy dolaşarak satış yapan kişi.
Çerdöğ : Aşılanmış yaban armudu.
Çıtlak: Ateşten sıçrayan küçük kıvılcım.
Çılpı: Küçük çalılar.
Çiğit : Fasülye tanesi, meyve çekirdeği.
Çilemek : İnce akan suyu serpiştirmek.
Çimmek: Yıkanmak,Banyo yapmak.
Çirşaf: Çirkef, edepsiz, terbiyesiz.
Çitimek: Birbirine ilmek.
Çorah: İçimi hoş olmayan kötü su.
Çökelek : Yağı alınmış peynir.
Çul : Yünden yapılan el dokuması yere serilen ev eşyası.
Dadanmak: Alışmak.
Dahlaşmak: Sataşmak, kızdırmak, dalga geçmek.
Dam : Ahır.
Darlanmak : Sıkılmak, bunalmak.
Dastar : Yün kilim.
Davar : Koyun sürüsü.
Davşan: Tavşan.
Dayak : Öküz arabasının ön kısmının ayakda durmasını sağlayan bilek kalınlığındakı düz dal parçası.
Değermen : Değirmen.
Dehre : Elde taşıması kolay dal budamaya elverişli küçük balta.
Dekmük: Tekme.
Demin: Biraz önce.
Dene: Tane.
Desdi : Testi.
Devrülesice: Beddua.
Deyha : İşte şurada.
Dımbıl: Küçük çocukların erkeklik organı.
Dınnah : Tırnak.
Dirgen: Ekinlerin saplanılarak aktarılmasına yarayan çatal seklindeki el aleti.
Dişbudah : Bir ağaç cinsi.
Dizlik : Kadınların uzun paçalı donu.
Dodih : Ayağın topuk kısmı.
Doldol : Pipi.
Don : Kilot.
Dombalak: Takla.
Dozik : Dangalak.
Dömbelek: Darbuka.
Döşek : Yatak.
Düğe: Bir yaşında dişi dana.
Düğdü : Keserin çivi çakmaya yarayan tarafı.
Düğleme: Düğüm atma, bağlama.
Dürzü: Üç kağıtcı, Düzenbaz anlamında kullanılan kelime.
Düven: Kalın dikdörtgen tahtanın altına keskin taşların çakılı olduğu, öküzlerin çekmesi ile kullanılan harman aracı
Ebeguşağı : Gökkuşağı.
Ecük: Biraz.
Ecücük : Azıcık.
Egiş : Tandırın yanan közlerini karıştırmak ve zaman zaman da ekmekleri tandırdan kazımak icin bir ucu ıspatula seklinde kullanılan diğer ucu da çengelli olan demirden yapılmış el aleti.
Eğer : Ata binmek için kullanılan oturak.
Eğlen : Dur.
Elguvan : Mor renkli bir çiçek, ergüvan.
Emmi : Amca.
En : Hayvanların tanınması için kulaklarına yapılan işaret.
Enteri: Tek parça bayan elbisesi.
Enük: Kedi, köpek yavrusu.
Enselemek: Yakalamak, açığa çıkarmak.
Enteri : Gömlek, entari.
Enük : Köpek yavrusu.
Erinmek:Tembellik edip, çalışma isteği olmaması.
Erük : Erik.
Erüşde(erişte): Evde yapılan makarna.
Esbap : Elbise.
Essah : Gerçek
Esbap : Elbise.
Eşgi : Ekşi.
Eşik: Kapının altındaki ağaç parçası.
Eşkere : Alenen, açıktan.
Evelük : Toplanıp yenen bir bitki.
Evermek : Evlendirmek.
Evelik : Yenilen birtür yabani bitki.
Evlek : Tarlanın yarım dönümüne yakın kısmı.
Ey : Bir seslenme edası.
Eyce : İyi, güzel.
Eyhe : Sana göre hava hoş.
Eylenmek : Oyalanmak.
Ezen : Ezan.
Fare :Sıçan.
Farşa: Edepsiz kadın, fahişe, Yırtıcı.
Fer : Derman, hal, kuvvet .
Ferik : Civcivlikten çıkmış yumurtlama çağına gelmiş tavuk.
Fırtana : Fırtına.
Fışkı : Dışkı.
Firengi: Ağaç direkleri yandan tutmaya yarayan direk.
Firenk : Kilit.
Follamak : Kabuğunu ayıklamak.
Folluh: Tavuğun yumurtladığı yer.
Fosul : Yumurtayı suda haşlama.
Gada : Kardeş.
Gah: Erik kurusu.
Galıf : Derme çatma yapılan küçük yapılar.
Galtah: İffetsiz, ahlaksız kadın. Kaltak(argo)
Gamaşmak : Göz veya dişler için kullanılan rahatsızlık ifade eden bir kelime.
Gancık: Dişi, kalleş(argo).
Garanlıh: Karanlık.
Garer : Karar, tam kıvamı.
Gartobak : Patates.
Gasevet : Dert, sıkıntı.
Gatıh : Ayran.
Gatiyen: Asla, kesinlikle, kati suretle.
Gavar : Su suvarırken gelen suyu bölüp dağıtmak için topraktan kürekle açılan hark.
Gavur: Kafir.
Gavah : Kavak.
Gayfe : Kahve.
Gazuh: Kazık.
Gazel : Dökülmüş yapraklar .
Gazel Ayı : Ekim Ayı.
Gebermek: Ölmek.
Geçi : Keçi.
Gem : Harmanda buğday tanelerini ayırt etmek için öküzlere koşulup buğdayların üstünden çekilen altına taşlar çakılmış geniş ve büyük tahta.
Gendime : Bulgur.
Geven : Dikenli ot.
Gevrüh : Dalları boru seklinde olan yaprakları geniş bir bitki.
Gıdik : Keçi yavrusu.
Gıldıri : Yuvarlak.
Gılıf: Kın.
Gıllih : Keçilerin küçük yuvarlak taneler halinde çıkardıkları dışkı.
Gılilemek : Yuvarlamak.
Gırgıt : Kabuğu kalın, küçük yollu ceviz .
Gırkmak : Kırpmak.
Gısrah : Dişi at.
Gışmık : Hayvan tekmesi, çifte.
Gıymuh:Odunların küçük parçası.
Gızambuh : Kızılcık meyvesi.
Gidişmek: Kaşınmak.
Gilik : Koyunların çıkardığı yuvarlak dışkı.
Gişi : Herif, koca, eş.
Gobal : Kafası topuz seklinde olan sopa.
Gocunma: Alınma, kızınma.
Goç : Koç.
Godile : Ense.
Gofil : Fıçı.
Gorsak : Fırın değneği.
Gop : Kadınların giydiği ceket.
Gopça: Düğme.
Goyvermek: Bırakmak.
Goyun : Koyun.
Göcek: Köşe.
Göceklik: Ocak başı.
Göğermek: Peynir veya çökeleğin yeşillenmiş hali.
Göresmek: Özlemek.
Göynek : Gömlek, atlet.
Gön : Hayvan derisi.
Göreslenmek : Göresi gelmek .
Göze : Kaynak suyunun çıktığı yer.
Güçcük : Küçük.
Gubarmak: Göğsü kabarmak, gururlanmak.
Gudi : Yuvarlak olmuş küçük kabak.
Guzu : Kuzu.
Guzu Gulağı : Yenilen bir yabani ot.
Güdül : Mısır ekmeği.
Gülk: Kuluçka, Civciv Çıkaracak tavuk.
Güve : Tahtakurusu.
Güveç : Topraktan yapılmış testi görünümünde ağzı genişçe olan bir yemek pişirme kabı.
Habire: Şimdi, hemen.
Haböle : Haşöle.
Hacat : Alet, Edavat.
Hadıca: Hatice.
Hakkadden: Hakikaten.
Halbur: Tahıl ürünlerini taş ve topraktan ayırmaya yarayan elle sallayarak kullanılan alet.
Halva: Helva.
Hamamlık: Evde odanın köşesinde banyo yapmak için yapılan küçük bölüm.
Hapenk : Gizli geçit kapağı.
Hark: Su yolu.
Haşıl : Buğdaydan yapılan ve üzerine süt yada yağ dökülerek yapılan yemek.
Haşindi : Tam şimdi.
Haşmul : Elmanın pişmişine denilir.
Hatça : Hatice adının yöresel söylenişi.
Hatil: Taş duvarın üzerine konulan kalın kalas.
Havzal : Kalın saman.
Havas: Heves, istek.
He : Evet.
Hedik: Buğdayın haşlanmış hali.
Helâ : Tuvalet.
Helbet: Elbette.
Helim : Halim adının yöresel söylenişi.
Helle : Un çorbası.
Helki : Su ve süt taşımada kullanılan kovaı.
Herif : Evli kadınların eşlerine hitap şekli. Koca.
Herle : Un çorbası.
Hevlek : Tarlanın aşağı yukarı yarım dönümü için kullanılan söz.
Heybe : At ve eşeklerin üzerine konulan çift gözlü çanta.
Hırha : Yelek.
Hırlı : Dürüst, Uslu, İyi huylu.
Hırp etmek : Örtmek.
Hışır : Eski, hurda.
Hışırım : Kırılmış dökülmüş.
Hırtlik : Boğaz.
Hızar : Büyük testere.
Honça : Yer sofrası.
Horata : Dedikodu.
Hozan: Ekilmemiş, nadasa bırakılmış tarla.
Höbüşlemek: Sırta alma.
Höllük: Eskiden çocukların altına konulan elenmiş toprak.
Ilıncak: Salıncak. Özellikle bebekleri yatırmak için yapılan salıncak.
Iraf : Raf.
Iramazan : Ramazan.
Irbıh : Testiye benzeyen su kabı, İbrik.
Irgat : Amele, işçi .
Irgalamak:Sağa, sola sallamak.
Irz : Namus.
Işgın: Ağaç sürgünü, şıvgın.
İbram: ibrahim.
İçlik : Gömlek.
İdare : Eskiden kullanılan lamba.
İlahana : Lahana.
İlezir : Rezil, kötü.
İlif: Kese.
İramazan : Ramazan.
İrecep : Recep.
İskembi: Sandalye
İşgillenmek: Kuşkulanmak.
İtüzümü: Böğürtlen.
Kalik : Eski ayakkabı.
Kapşon : Giyeceklerin başlığı.
Karakış Ayı : Aralık ayı.
Karalastik : Lastik ayakkabı.
Katuk : Ayran.
Katmer: Hamurun yağlanarak sacda pişirilmesi şeklinde yapılan yiyecek.
Kehriz : Eskiden köyde bir köşede bir delik bırakırlardı ve o köşede banyo yaparlardı sular oradan dışarı giderdi işte bu köşeye (deliğe) kehriz denirdi.
Kelgür : Makarna veya erişte süzmek için kullanılan delikli mutfak eşyası .
Kekiş : Çekiç.
Kelpet : Kerpeten.
Kem : Otlardan yapılan ve yine ot bağlamaya yarayan ip.
Kenef : Tuvalet.
Kert : Sütleri ölçmek için kullanılan işaretli odun.
Kertük: Ağaç yada tahtanın, bıçak veya balta ile yontulmuş,zedelenmiş,işaretlenmiş hali.
Keşik : Sıra, Numara
Kevük : Buğday saplarını deste yapmaya yarayan alet.
Kete: Yüzü yağlanmış yassı ekmek.
Kirkit: Halı dokumada kullanılan küçük alet.
Kıymık : İğne kadar ince ağaç parçası.
Kile: Yirmi tenekelik tahıl ölçü birimi.
Kiraz Ayı : Haziran Ayı.
Kirik: Eşek Sıpası.
Koç : Kasım Ayı.
Kofil : Fıçı.
Kom : Ahır.
Köfne: Eskimiş, yıpranmış.
Kösüre: Bıçak ve balta bilemeye yarayan yuvarlak taş.
Körpe : Ufak, yavru.
Kösnü : Köstebek.
Köynek : Yakasız gömlek.
Kundak: Bebeğin sarıldığı bez.
Kurik : Eşeğin yavrusu.
Kurun : Su yatağına (su çıkan yere) hayvanların su içmesi için betondan yapılan kab veya içine peynir basılan ağaçtan yuvarlak veya kare şeklindeki kutu.
Kuzu Kulağı: Yenilen birtür yabani bitki.
Kürümek : Bir şeyi kürekle sıyırarak süpürmek, mesela kar kürümek.
Lâlek : Leylek.
Lavaş : Yassı ve ince tandır ekmeği.
Lepbih : Yassı olan nesne mesela "lepbih daş" .
Lığırt: Çok sulu çamur.
Lobiye : Fasulye.
Loğ : Üstü toprak olan yapılarda. Toprağı sıkıştırmak için kullanılan silindir şeklindeki taş.
Lor : Bir peynir çeşidi.
Löküs : Gazla yanan lamba.
Mabal : Vebal.
Mahana : Bahane, sebep.
Mahsustan: Şakacıktan.
Maşafa : Ağzı açık saplı su kabı.
Mayis Ayı : Mayıs Ayı.
Mektep : Okul.
Mendebur: Uğursuz;hayırsız.
Menevşe: Menekşe.
Merek : Ot koyulan yer .
Merez : Köpeğin yaşı.
Mertek : Evlerin içinde tavanda döşenmiş büyük tomruklara denir .
Meşe : Orman.
Meymenetsüz: Hayırsız, vafasız, uğursuz, suratsız.
Meyram Ayı : Ağustos Ayı.
Mezer : Mezar.
Mıh : Çivi.
Mıymıntı: Elinden iş gelmeyen, uyuşuk
Mızıkçı: Oyun bozan.
Mintan : Gömlek.
Mismil : Helal.
Mitil: Yüzsüz yorgan.
Mudara: Sağlam ve dayanıklı olmayan, eğreti.
Muhayet ol: Sahip çık.
Mundar : Haram.
Müsendere : Ambarın ekmek koyma gözü (çekmecesi).
Nacah:Küçük balta.
Naçar : Gariban, fakir.
Oğlak : Keçi yavrusu.
Ohlava : Yufka açmaya yarayan odundan alet.
Oluh : Çeşmede su akan boru.
Oncacuh: Azıcık, Çok az miktarda.
Orah Ayı : Temmuz Ayı.
Öylen Vahtı : Öğle vakti.
Öğlelik: Öğle yemeği.
Öğürsemek: İneklerin boğa isteme dönemi.
Örme: Elle örülerek yapılmış kalın ip.
Ötegeçe: Derenin, ırmağın karşısı.
Ötürük: İshal, amel.
Pahla: Bakla.
Pahlava: Baklava.
Pancar : Karalahana.
Panga: banka.
Pangonot: Banknot, kağıt para.
Pantul : Pantolon.
Papuç: Ayakkabı.
Papuçluk: Eskiden merdivenlerin yanında ayakkabı konulan ayakkabılık.
Part : Karın.
Pates : Patates.
Patos : El ile çevrilen yada Traktörlerin arkasına bir kayışla bağlanılarak çalıştırılan eski tip bir harman makinesi.
Pelit : Meşe ağacının meyvesi, palamut .
Per : Küçük çivi.
Perçem: Saçın alna dökülen kısmı.
Peşkir : Havlu.
Pezük : Pazı bitkisi ve yemeği.
Pıddak : Patlamış mısır.
Pıncik : Küçük,güzel kız.
Pırti : Kumaş parçası.
Pisik : Kedi.
Poccik : Uç kısım.
Potin: Bot.
Punar: Çeşme.
Pür : Çamın iğne gibi olan yaprakları.
Püsküğüt: Bisküvi.
Saban : Tarla sürmekte kullanılan ve öküzlere koşulan gereç.
Sağın: Sağılan inek.
Salahana: Çok gezip tembellik yapan.
Sapah: Yol ayrımı.
Sarıcalı : Balsız bir arı türü.
Seğirtmek: Koşmak.
Seki - sekü : Kapı eşiği yada basamak.
Sele: Yayvan sepet.
Semer : Eşeklerin sırtına konulan yük koymaya yarayan nesne.
Septürük: Küçük çiş.
Seyirt : Koşmak.
Sıçan: Fare.
Sinor : Tarla sınırı.
Sini : Büyük tepsi
Sitil : Kova
Sıpırtmak : Kovalamak.
Sırfa : Sofra.
Sırım : İnce ince dilinmiş et veya deri.
Sini : Büyük tepsi.
Sinmek : Saklanmak.
Sipgaç Ayı : Eyll Ayı.
Sitil : İçinde yağ eritilen küçük kap, yamah.
Somurtmak : Küsmek, surat asmak.
Soyha: Kötü, işe yaramaz.
Söve : Duvar.
Süflü : Pasaklı.
Sümsük: Pisboğaz, her şeyi isteyen.
Sünepe : Kılıksız ve uyuşuk, sümsük.
Sürtük : Gereksiz yere çok gezen.
Sülük: Salyangoz.
Süzeh : Sütü süzmek için keçi kılından yapılmış bez.
Şadıra : Ekini eleyip samandan arındırmak için kullanılan. Gözleri büyüktür. 0,5cm gibi.Kenarları ağaç içinin örgüsü deriden yapılır.
Şamar: Tokat.
Şaşurdun mu? : Şaşırdın mı?.
Şeer : Şehir.
Şefdelü: Şeftali.
Şelbet: Şerbet.
Şikar : Bulunmaz.
Şilte : Döşek yaparken içine yün konulan kumaş.
Şimcik: Hemen şimdi.
Şoğurt : Ağızdan akan salya.
Şorah : İçilmesi pek hoş olmayan su.
Tafra : Çalım, kaba davranış.
Tapiç : Tandurun közünü toplamak için . Sapı kendin olan ve odundan kullanılan kürek.
Tasdar : Kadınların önlerine bağladıkları, belden aşağı olan önlük.
Tekir : Tekerlek.
Telaşa : Telaş.
Tentene: Dantel.
Terek : Tahtadan raf
Terezi : Terazi.
Tezce : Çabuk, Çok aceleci.
Teşik : Yun eğirmeye yarayan kafası topuz seklinde olan odundan alet.
Tevür : Çeşit.
Teyyare : Uçak.
Tez : Çabuk, hızlı bir şekilde.
Tezek : Hayvanların gübresinden duvarlara vurularak kurutularak yapılan yakacak.
Tıhız : Küçük.
Tıhnaz : Kısa boylu.
Tohdur: Doktor.
Tohlu: Beş altı aylık koyun.
Tosbağa: Kablumbağa.
Tökezmek: Ayağı dolaşmak.
Tullamak : Savurmak, fırlatmak.
Tuman: Don.
Ula : Bir hayret ve sesleniş nidası.
Urba : Elbise.
Urgan : Kalın ip.
Uruba : Elbise.
Usulca : Yavaşça.
Uyartmak : Uyandırmak.
Ürmek: Havlamak.
Üvez: Yazın insanları rahatsız eden küçük sinek.
Velvele: Gürültü, yaygara.
Yağarnı: Sırt, bel.
Yal : Köpeklere ve ineklere sıcak su ve kepek karıştırılarak yapılan yiyecek.
Yamah : Yardımcı veya stil.
Yane : Ne sandın?.
Yarımağız: isteksiz.
Yassu: Yatsı.
Yaşmah : Kadınların baş örtülerinin ağızlarını kapatan kısmı.
Yaygara: Dedikodu.
Yazu : Arazi.
Yeltenmek:Bir işe girişmek, niyetlenmek.
Yeğlük: Hafif.
Yımırta: Yumurta.
Yolluh : Kilim.
Yumak: Yıkamak.
Yunmak : Yıkanmak, çimmek.
Yüklü: Hamile.
Yüklük: Yatak, yorgan dolabı.
Yüzellikotu: Nazar değmesine karşı kullanılan bir çeşit ot. Güzellik otu.
Zalut Etmek : Ziyan etmek, çarçur etmek.
Zelzele: Deprem.
Zemheri Ayı : Ocak Ayı.
Zerdeli : Kaysı.
Zerze: Kapı kilidi.
Zevzek: Şımarık. Seviyesiz hareket eden.
Zıbarmak: Gebermek, ölmek, uyumak, sızmak.
Zırnık: Çok az miktar.
Zıkkım: İstemeden zoraki olarak verilen bir şey için söylenir.
Zibil : Yere dökülmüş süpürülmesi gereken tozlar.
Zirzop: Delice hareket eden.
Zorunan : Zorla.
- NOT: Sözlüğümüze yeni kelime eklemek veya eklenen kelimelerdeki yanlışlıkları düzeltmek için aşağıdaki "Yorum Yaz" bölümünü kullanabilirsiniz.


Yorumlar